Podcast Episode: 26 EYLÜL KOÇ DOLUNAYI

Pip: Koç burcu dolunayı geliyor — cesaretli, girişimci, biraz da kavgacı. Azade Öksoy’un bu haftaki yazısı tam da bu enerjiyi masaya yatırıyor.

Mara: Hem bireysel haritalara hem de Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine bakacağız. Koç dolunayının ne anlama geldiğini ve Venüs retrosunun bu tabloya nasıl eklendiğini konuşacağız.

Pip: O zaman başlayalım — 26 Eylül dolunayına.

26 Eylül Koç Dolunayı: Denge, Gerilim ve Dönüşüm

Mara: 26 Eylül’de gerçekleşecek Koç dolunayı, bireysel haritalardan ülke gündemine uzanan geniş bir alanı etkiliyor. Asıl soru şu: bu dolunay ne tür bir denge kuruyor, ne tür bir gerilimi açığa çıkarıyor?

Pip: Yazı bunu net koyuyor. Kurulum şu şekilde: “Koç dolunayı, ikili ilişkiler dengesinin geri planında olup bitenler arasında dengenin sağlanması adına gerekeni işaret eden, ivmeli bir süreci anlatmakta.”

Mara: Yani bu dolunay sakin bir kapanış değil. Geçmiş kırılganlıkların yüzeye çıktığı, statü ve hedeflerin sorgulandığı hızlı bir süreç. Bazılarında bu beklenmedik açılımlarla gelen sert dönüşümlere dönüşebilir.

Pip: Özellikle büyümeyi hedeflediğiniz konular için bu dönem bir katalizör gibi çalışabiliyor. Bastırılmış duygular, kıskançlıklar, öfke patlamaları — bunlar aniden dışa vurabilir.

Mara: Sağlık konuları da öne çıkıyor. Sakatlanmalar, stres kaynaklı mide ve hormon sorunları bu süreçte daha sık görülebilir deniyor. Dikkatli olmak gerekiyor.

Pip: Venüs retrosu meselesi ise tabloya ayrı bir ağırlık katıyor.

Mara: Evet, dolunayın hemen ardından 3 Ekim’de Venüs retroya giriyor ve bu 14 Kasım’a kadar sürüyor. İlişkilerde, parasal ve hukuksal işlerde, estetikle ilgili konularda temkinli olmak öneriliyor. Piyasalar da bu süreçten etkilenecek.

Pip: Yani cüzdanınızı, dolabınızı ve ilişkilerinizi aynı anda gözden geçirmeniz gerekiyor. Hareketli bir Ekim.

Mara: Ülke gündemine bakıldığında tablo daha da kalabalık. Siyasetin her kademesi, üst mahkemeler, ordu, ekonomi, dış ilişkiler — hepsi bu dolunayın kapsamında görünüyor. Yazıda özellikle şu vurgulanıyor: Yunanistan’ın hareketleri şartları germeye devam ediyor, deniz tatbikatları gündemde ve Ekim ayı siyasetin ekonomiye yansımalarının zorlu gözlemleneceği bir ay olarak önümüzde duruyor.

Pip: Jüpiter de bu dolunayda önemli bir rol üstleniyor — Ağustos’taki Güneş tutulmasını tetikleyerek konuları büyütüyor ve çözüme itiyor. Yani tutulma döneminde başlayan süreçler bu dolunayda ivme kazanıyor.

Mara: Siyasetin, diplomasinin ekonomiye etkileri, piyasaların sıkışabileceği, dalgalanabileceği işaret edilmiş.

Pip: Dolunayın enerjisinin en yoğun hissedileceği tarihler de belirtilmiş: 26-27-29 Eylül ve Ekim ayı boyunca birçok kritik tarih sıralanıyor. Takvime bakmakta fayda var.

Mara: Bir sonraki bölümde farklı bir konuya geçiyoruz.


Pip: Koç dolunayı, Venüs retrosu, piyasalar, diplomasi — bunların hepsi aynı anda sahne alıyor.

Mara: Bir sonraki bölümde bu enerjilerin nasıl şekillendiğini izlemeye devam edeceğiz.

Podcast Episode: Aslan Tutulmaları Ve Ay Yalpalaması

Pip: Aslan burcunda tam Güneş tutulması, Ay yalpalaması dönemi ve yüzyıllar öncesine uzanan tarihsel izler — Azade Öksoy’un son yazıları oldukça yoğun bir gündem sunuyor.

Mara: Bu bölümde tutulmanın ne anlama geldiğini, Saros serisinin tarihe nasıl iz bıraktığını ve Ay yalpalaması döneminin neden önemli olduğunu konuşacağız. Tutulma ve düğüm etkileriyle başlayalım.

Tutulma, Tarih ve Düğüm Etkileri

Pip: 12 Ağustos’ta gerçekleşecek Aslan Güneş tutulması tek başına bir olay değil; onu anlamlandırmak için hem geçmişe hem de yakın geleceğe bakmak gerekiyor. Peki bu tutulma hangi büyük soruları gündeme taşıyor?

Mara: Yazıda tutulmanın 126 numaralı Saros serisine ait olduğu belirtiliyor ve doğrudan şu soru soruluyor: Aynı serinin önceki tutulmalarında neler yaşandı? Yazar şöyle aktarıyor: “Bir diğer tarih 11 Ağustos 1961. Tutulmanın olduğu gün, Yassıada duruşmalarının son gününe denk gelmekte.”

Pip: Yani tutulma tarihleri soyut bir takvim bilgisi değil; yazıya göre tarihsel ağırlık taşıyan dönemlere işaret eden bir çerçeve. 1999 depremi, 1990’da Kuveyt’in işgali, 2008’de Ergenekon davası — liste uzuyor.

Mara: Aslan burcunun doğasına da özellikle dikkat çekiliyor: liderlik, sahne, yaratıcılık ve ego. Yazıda “bu burç liderlikle, sahnede, gözler önünde olup, yeteneklerini, yaratıcı yönlerini ortaya koymakla ilgilidir” deniyor.

Pip: Ego ve liderlik bir arada gelince uluslararası siyasette de iz bırakması şaşırtıcı olmaz.

Mara: Nitekim yazı dünya genelinde liderlere, diplomatik ilişkilere ve olası otorite değişimlerine dikkati çekiyor. İsrail, ABD, Rusya, İngiltere gibi ülkeler için ayrı ayrı öngörüler sıralanıyor. Bireysel haritalar için ise burca göre günlük işler, sağlık ve ikili ilişkiler öne çıkan başlıklar olarak veriliyor. Unutmadan söyleyeyim! Geçtiğimiz paylaşımlarında ‘referandum’ konusunun gündeme gelebileceğinden bahsetmişti. Şimdilerde tam da gündeme gelmeye başladı.

Mara: Tutulmanın ardından 17 Ağustos’tan itibaren Mars tetiklemeleriyle konuların aktifleşebileceği de vurgulanıyor; tarihler tek tek sayılmış.

Pip: Bu noktada devreye giren ikinci yazı önemli: 2026 yılının 3. Ay yalpalaması dönemi, 7 Ağustos ile 3 Eylül arasını kapsıyor. Güneş’in güney Ay düğümüyle kavuşum yaptığı bu dönemde istatistiksel olarak kitlesel olayların, doğal afetlerin ve sosyopolitik gerginliklerin arttığı belirtiliyor.

Mara: Yani Aslan tutulması ve Ay yalpalaması dönemi neredeyse tam üst üste geliyor; bu da yazının “olayların şiddetini etkileyebilecek bir faktör” olarak tanımladığı Mars’ın out of bounds konumuyla birleşince tablo daha da ağırlaşıyor.

Pip: Tutulma sezonunun bu kadar katmanlı işlenmesi, önümüzdeki haftalara daha dikkatli bakmayı gerektiriyor — hem bireysel hem de küresel ölçekte.


Pip: Tutulma, Saros serisi, Ay yalpalaması — hepsi aynı zaman dilimine sıkışmış. Güz başlamadan önce gökyüzü epey meşgul.

Mara: Evet! Dünya gündemi gerçekten de fazlasıyla meşgul. Bunlar ve daha fazlası, Azade Öksoy ile Astroloji kanalında var.