KANLI AY

http://blog.milliyet.com.tr/kanli-ay/Blog/?BlogNo=494490

Son dönemde biraz da medyanın vasıtası ile dağarcığımıza Bloody Moon yani Kanlı Ay deyimini ekledik.  Önce 15 Nisan 2014, ardından da 8 Ekim 2014 deki  tam Ay tutulmalarında bu deyimle karşılaştık. Yeniden önce 4 Nisan 2015 ve ardından da 28 Eylül 2015 de gerçekleşecek tam Ay tutulmaları ile yeniden Kanlı Ay deyimi ile karşılaşacağız ve ‘tetrad’ denilen tutulma serisi tamamlanmış olacak. Tetra Yunanca’da dört, dörtlü anlamına gelmektedir.  

Resimde görüldüğü gibi Dolunay evresinde Dünya, Güneş ile Ay’ın arasına girer ki bu her 29.5 günde bir tekrarlanmaktadır. Ay Düğümlerine belli yakınlıkta olduğunda  Ay tutulması adını alır. Tutulma sırasında Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşer ve bir süreliğine Ay kararır. Gerek Dünya-Güneş, gerekse Dünya-Ay yörüngelerinin eliptik olmasından, bu gök cisimlerinin birbirlerine göre konumlanmaları farklılık gösterir. Hızın da değişkenliğini düşündüğümüzde, ‘tam, parçalı, gölgeli’ olarak adlandırılan türde ve süresi değişen  Ay tutulmaları gözlemlenir.

Gerek kimi tutulmalarda, gerek gün doğumunda ve batımında zaman zaman Ay kırmızı , turuncu renge bürünmektedir. Bunun sebepleri şunlardır;

Tutulma sırasında her ne kadar Dünya, Ay ile Güneş’in arasına girip, ışığı kesse de atmosferi geçerek Ay’a varan ışık ışınları, onun tam karanlığa gömülmesini engeller. Bu noktada elektro manyetik tayftaki mavi ışık, kırmızı ışığa göre dalga boyu daha küçük, frekans aralığı daha büyük olduğundan dağılır. Böylece ortaya daha turuncu, kırmızımsı bir Ay görüntüsü çıkar.

Bir başka sebep havadaki toz, kül gibi parçacıklar yüzünden mavi ışığın dağılıp, kırmızı ışığın daha yoğun görünmesidir. Tutulma sırasında da Ay’ın rengi, o anda atmosferde bulunan toz ve bulut miktarına göre değişiklik gösterir.

Gün doğumu ve batımında ise Ay ufka yakındır. Bu yüzden ışık ışınları atmosferde daha fazla yol kat eder  ve daha fazla kırılırlar.

İşte bu sebeplerdendir ki bizlere görüntüsü ile kah şiirler yazdıran, kah ‘Kanlı Ay’ lakabı ile felaketleri hatırlatan komşumuzun zaman zaman yüzü kızarmaktadır . 

Bu olayın daha medyatik hal almasının, San Antonio  Cornerstone Kilisesi Papazı John Charles Hagee’nin tarihi kaynaklar  ile  Nasa’nın verilerini birleştirerek yazdığı  ‘Something Is About To Change’  adlı  kitabı vasıtası ile olduğu düşünülmekte.

Son 500 yıl süresinde bazı tutulmalar Yahudi’lerin İsrailoğulları’nın 210 yıl süren firavun hükümranlığından kurtulmasını kutladıkları  ve mayalı yiyecek tüketmedikleri  ‘Hamursuz’  ya da ‘Passover’ denilen bayramlarının ilk gününe düşmüş.  Bu durum Yahudi inancına göre bazı önemli olayların işaretçisi sayılmış. Buna göre;

1492 yılında  tutulma sonrasında İspanya’da Granada’nın düşerek, Müslüman hakimiyetinden çıkmasının ardından, İzabel Yahudileri   tüm mal varlıklarını bırakarak, İspanya’dan kovulmuşlar.

Diğer olay 1948 tutulması sonrasında Yahudilerin Araplar ile yaşadıkları gerilim üzerine, bugün de devam eden savaşa giden yolda, Filistin’de bağımsızlık ilan etmeleri olmuş.

Son olay ise 1967 yılında 6 gün, Haziran ya da 3. Arap-İsrail savaşı olarak bilinen ve İsrail, Mısır, Ürdün, Suriye arasında 6 gün süren savaş.

Papaz Hagee  2014-2015 tetrad tutulmalarının da dünyada geniş çaplı değişikliklere sebep olacağını yazmaktaymış. Bu noktada astrolojik açıdan baktığımızda Dünya zaten 24 Haziran 2012 ile 16 Mart 2015 arasında 7 kere exact açılı olmak üzere Oğlak ve Koç öncü burçlarında kitlesel kaosa, düzensizliğe, ayaklanmalara yani dönüşüme sebep veren görünümü yaşadı. Bitti mi? Exact olarak bitse de transitlerle tetiklendikçe, dönem dönem bu olay yavaş yavaş azalma etkisi gösterek devam etmektedir.  Bunun yanı sıra diğer gergin gezegen görünümleri de bu duruma dönemsel katkılar yapmaktadır. Her ülke ve her birey de bunu kendi natal haritasının kapasitesi doğrultusunda yaşamaktadır. Yani olan, olacak ne varsa gezegenlerin dünya üzerinde yarattığı, yaratacağı elektro manyetik alan değişiklikleri ve insanoğlunun tavrı sayesindedir.

Dünyanın şekillendirilmesinde emperyalist devletlerin istihbarat çalışmalarının ne denli etkin olduğunu hepimiz biliyoruz.  Bu şekillendirmeler basın yayın, filmler vs. vasıtası ile olay öncesi insanların bilinç altına  aşılanmaktalar. Bu kitap da Papaz Hagee’nin vasıtası ile amaca uygun sunulmuş bir katkı mı bilemeyiz! Gökyüzünde gezegenler kendi rotaları doğrultusunda döngülerini devam ettirmekteler. ‘Kanlı’ sıfatı birtakım tarihsel olaylarla ilişkilendirilerek, kızıla boyanan Ay’dan çok, başka ulusların topraklarında hak iddaa eden devletlere , gözünü kan bürümüş insanoğluna  daha uygun düşecektir.

Azade Öksoy

Kaynaklar:

http://www.universallifetools.com/2014/03/blood-moon-meaning/

http://www.gotquestions.org/blood-red-moon.html

http://tr.wikipedia.org

http://www.space.com/25409-four-blood-moons-tetrad-lunar-eclipse.html

AY YALPALAMASI VE ETKİLERİ

Dünya’mızın uydusu Ay, gerek kendi ekseni etrafındaki hareketini ,  gerekse Dünya  etrafındaki bir turunu,açısal yörünge ve açısal rotasyon hızlarının eşit olmasından ötürü aynı sürede, 27.3 günde tamamlar. Bu sebepten ötürü Dünya’dan bakıldığında Ay’ın hep aynı yüzünü görürüz.

Ay’ın yörünge hızı, Dünya etrafındaki yörüngesi  tam daire şeklide olmadığından değişiklik göstermektedir. Perigee ya da yerberi dediğimiz Dünya’ya en yakın olduğu anda hızlı, apogee ya da yeröte dediğimiz Dünya’ya en uzak olduğu noktada ise yavaştır. Bu hız değişikliği onun yalpalamasına, sallanmasına (Moon wobble) sebep olur.  Yalpalama hareketinde Dünya’ya en yakınken yüzü daha bir doğuya, en uzakken ise daha bir batıya dönüktür. Astronomik olarak Ay yalpalamasını en basit haliyle bu şekilde ifade edebiliriz.

Bizler günlük hayatlarımızda hissetmesek de Ay kendi yapaladığı gibi, çekim etkisi orantısında Dünya’nın da yalpalamasına sebep olmaktadır. Yine de şu var ki Ay olmasaydı Dünya diğer gezegenlerin çekim etkilerine bağlı olarak çok daha fazla yalpalayacaktı. Bu da belki Dünya üzerindeki hayatı bu şekilde mümkün kılmayacaktı.

Günlük hayatımızda hepimizin gözlemleyebildiği gel-git ler, tutulmalar, Ay fazları  hepsi Dünya, Güneş, Ay arasındaki korelasyona bağlıdırlar. Ve bunların konumlanmalarına göre  depremlerin,  fırtınaların, sel baskınlarının  şiddetlerinin ve sayılarının arttığı bilinmektedir.

Astrolojik olarak Ay yalpalamalarının kullanımı , Amerikalı matematikçi, astrolog Carl PayneTobey’in konu üzerinde yaptığı istatistiksel araştırmalara dayanmaktadır.Tobey araştırmasında Ay’ın ekliptiği kestiği noktalar olan ve karmik göstergeler olarak da kullandığımız Ay Düğümlerini esas almıştır. Buna göre transit Güneş’in Ay Düğümlerine yaptığı açılar, Ay yalpalamalarının Dünya üzerindeki etkisinin artmasına  sebep olmaktadır. En etkili olanlar ise Güneş’in düğümlerden birisi ile kavuşum yapması ya da onlara T-kare oluşturması ile ortaya çıkmaktadır. Tobey olayın çıkma zamanlaması ile ilgili süre olarak,  tam açıdan 2 hafta öncesini ve 1 hafta sonrasını etkin kullanmaktadır.  Kendi gözlemlerime göre bu durum göksel kombinasyonlara bağlı olarak sonrasında da 1 haftayı aşabildiğidir. Sonuç olarak;

*Depremlerde, sel felaketlerinde , ani meteorolojik değişikliklerde ve volkanik aktivitelerde,  yani doğal afetlerde,

* Ayaklanmalar,  kitlesel ölümler, patlamalar, yangınlarda ,

* Araba, tren, uçak ve gemi kazalarında,

* Yaralanmalar ve vahşi denilebilecek türde olaylarda ,

* Politik ve sosyal ayaklanmalarda artış belirlenmektedir .

28 Temmuz 1976 günü saat Çin’in Tangshanşehrinde olan 7.8 lik, 240.000 den fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan  deprem, Ay yalpalamasının astrolojik kullanımının bir örneğidir. Burada 8° Boğa-Akrep aksındaki düğümlere Güneş 4° den T-kare oluşturmakta ve Satürn, Ay, Venüs , Merkür ile kavuşum yapmaktadır.

Bununla ilgili bir de güncel örnek vermek gerekirse, 16 Nisan 2014 de  476 kişilik öğrenci, öğretmen ve mürettebatı taşıyan Güney Kore feribotunun batışını gösterebiliriz. Başbakanın istifası ile sonuçlanan kazada 188 kişinin resmi olarak öldüğü, 100 den fazla kişinin ise halen kayıp olduğu bildirilmişti. Üstelik de kazanın sebebi  netlik kazanmış değil.  Bu kaza aynı zamanda büyük kare açı kalıbına denk gelse de, moonwobble a da örnek tir.  Kazaya ait haritada  ay düğümlerini 28° koç- terazi aksında görmekteyiz. Güneş 3°likorbla Güney Ay Düğümünün yanında Koç’ta, üstelik Merkür ve Uranüs ile de kavuşumdadır. Ay ise karşıdaki Güney Ay Düğümünü tetikledikten sonra, kaza anındaki pozisyonu 4° Akrepte yerleşmiştir.

2014 yılına ait Güneş’i esas alarak belirlediğimiz Ay yalpalaması tarihlerinden 2 tanesini geçirdik. Biri 18 Nisan 2014 , yukarıdaki örnekle ilişkilendirdiğim tarih. Bir diğeri ise 23 Ocak 2014. Buna çok daha içimizden bir örnek vermek gerekirse, 22 Ocak’ta İstanbul Bayrampaşa’da elektrik kabloları döşemesi sırasında peş peşe meydana gelen patlamaları, yangını ve bir mahallenin boşaltılmasını hatırlatmak yeter sanırım .

Önümüzde bu yılla ilişkili , Güneş’in düğümlere tam kare ve kavuşum yapacağı  iki tarih kaldı. Bir tanesi 16 Temmuz 2014, diğeri ise 13 Ekim 2014 ve bunların yukarıda belirtildiği gibi öncesi ve sonrası tarihleri .Kazasız ,sorunsuz günlere…

Azade Öksoy