Güneş sisteminin beşinci gezegeni Jüpiter, 30 Haziran’da Yengeç burcundaki transitini bitirip, Aslan burcuna geçecek ve 26 Temmuz 2027’ye kadar bu burçta kalacak. 12 yılda zodyakı dolaşan ve her burçta 1 yıl kalan Jüpiter, bundan önce 2014-2015 yıllarında Aslan burcunda transitini yapmıştı.

Jüpiter, astrolojide büyüme, genişleme, şans ve fırsatlarla anılır ki bu durum var olan olumlu ya da olumsuz nasılsa onun üzerinden devam edebilir. Aynı zamanda adalet, hukuk, bilgelikle de ilişkilidir. Finans, büyük kapital sahipleri de Jüpiter ile anılır.
Aslan burcu ise liderlikle, sahnede olmakla ilişkilidir ki gölgesinde ego, kibir, gösteriş ve müsriflik barındırır. Jüpiter’in bu burçtaki transiti Aslan burcunun özelliklerini hem olumlu hem de olumsuz yönden iyice büyütecek görünmekte. Canlılık, coşku artarken, liderlik etme arzusuyla beraber buyurganlık da büyüyebilir. Lükse meyil ve cömertlik ile beraber savurmacılığın, gösterişin geldiği noktayı izleyeceğiz. Bazı haritalarda artan kibir ile beraber risk yönetiminin de mantık çerçevesinden uzaklaşmasına, spekülasyonlara tanıklık edeceğiz. Özellikle de Temmuz, Ağustos aylarında Aslan burcunun baş derecelerinden, Kova’daki Pluto ile karşıtlık yapacak olan Jüpiter, özellikleri yoz yönleriyle arşa çıkaranların devrilmelerinin başlamasını gösterecektir. Ama olumlu yönde baktığımızda toplulukları ateşleyebilecek yeni toplum liderlerini, sanatta, eğlence sektöründe önemli gelişmeleri görebileceğiz.
Jüpiter’in 12 yılda bir uğradığı Aslan burcundaki transitlerinde ne tür etkilerin olduğuna bakalım;
2014-2015 yılları arasında ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan, ilk defa cumhurbaşkanı seçildi. Buna karşılık 7 Haziran 2015’de yapılan seçimlerde, AKP ilk kez tek başına iktidar olabilme çoğunluğunu kaybetti. Suruç’taki bombalı DAEŞ saldırısında 33 kişi öldü. Ceylanpınar’da 2 polisimiz şehit edildi. Çözüm süreci bitti ve Sur’da hendek operasyonları başladı. Süleyman Şah Türbesi taşındı.
Dışarıda ise Paris Charlie Hebdo saldırısında 12 kişi öldü. İsrail’in Gazze’ye saldırıları, insanlık faciası olarak tarih sayfalarına yazıldı. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ile Ukrayna-Rusya arası ilişkilerde gerilimler başladı. Nepal’de 7.8’lik deprem meydana geldi.
2002-2003 aralığına baktığımızda AB ile uyum çerçevesinde idam cezası kaldırıldı. İşçi grevleri yapıldı. Hükümet, gerekli durumda TSK’nın yurtdışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin de Türkiye’de bulunmasına yönelik TBMM’den yetki aldı. Dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal, SSCB lideri Mihail Gorbaçov ile dostluk anlaşması imzaladı.
Dışarıda ise Tel Aviv’deki intihar saldırısında 5 kişi öldü. Saldırının ardından İsrail, Yaser Arafat’ın Ramallah’taki karargahına girdi. ABD, Irak’a savaşı başladı. Devrilen Saddam Hüseyin idaresinin yerine geçici hükümet kuruldu. Irak, Kuveyt’ten çekildi. Yugoslavya Federal Cumhuriyeti, Dayton Anlaşmasını onayladı ve Bosna-Hersek Savaşı sona erdi. Ardından Yugoslavya’nın adı Sırbistan-Karadağ oldu. Hırvatistan ve Slovenya Yugoslavya’dan ayrılarak, bağımsızlıklarını ilan etti. Yine bu dönemde Sovyetler Birliğinden ayrılan Kırgızistan, Gürcistan, Estonya, Letonya, Ukrayna ve Ermenistan’ın bağımsızlık ilanını, Lübnan’da iç savaşın bitişini ve Varşova Paktı’nın fesh edilmesini görüyoruz. Ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasında rol oynayan Gorbaçov Nobel arış Ödülü’nü kazandı. Aynı gün Mescid-i Aksa ve Eyfel kulesinde yangın çıktı.
1978-1979 dönemi yine önemli gelişmelerle karşımıza çıkmakta. İçeride 120 kişinin ölümüyle sonuçlanan Maraş Katliamı, Abdi İpekçi suikastı ve Cenevre’de Konsolos Yardımcısı Niyazi Adalı’nın, ASALA tarafından katledilmesi dikkati çekmekte.
Dışarıda ise Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ile İsrail Başbakanı Menahem Begin arasında Camp David Anlaşması imzalandı. Günümüzde bu döngünün devamı olarak Mısır ile 35 milyon $ lık doğal gaz anlaşması imzaladı. Ve daha da önemlisi kendi başlattıkları İran savaşının yaşattığı endişe ile NATOME (Middle East NATO) kurmaya çalışıyorlar. Adı geçen ülkelerden birisi de Mısır.
ABD-Çin diplomatik ilişkileri başladı. İkili Nobel Braış Ödülü’nü paylaştı. Jimmy Carter, Türkiye’ye uygulanan ambargoyu kaldırdı. Vatikan’da Papa 1.John Paul’ün ölümü üzerine Papa II. Jean Paul, yeni papa seçildi.
İran’da 7.7’lik deprem meydana geldi. Şah Rıza Pehlevi, İran’ı terk ederken Ayetullah Humeyni, Paris’ten İran’a döndü ve ardından yönetimi ele geçirdi. SSCB Başkanı Leonid Brejnev ve ABD Başkanı Jimmy Carter, stratejik silahların sınırlandırılmasına yönelik SALT II anlaşmasını imzaladı. (Ama daha sonra ABD, bu anlaşma SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesi yüzünden çekilmiştir.) Jim Jones liderliğindeki Peoples Temple tarikatını 924 üyesi, zehir içerek toplu intihar etti.
Yakın tarihlerden I.Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine, 1919-1920 yıllarına baktığımızda ise Sivas Kongresi ile birlikte Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulmasını, ülkedeki direnişin tek bir çatı altında toplanmasını ve 1.Meclis’in açılışı görmekteyiz. Beraberinde Bayburt’taki Şeyh Eşref Ayaklanması, Urfa, Viranşehir, Siverek bölgesinde Millli Aşireti’nin TBMM Hükümeti’ne karşı isyanı, Yozgat’ta Çapanoğlu ayaklanması, Fransızların Gaziantep’i işgali, Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri ile Sevr Anlaşmasını imzalaması yine o dönemin olaylarıdır. Şimdilerde astrolojik olarak o dönem haritalarının etki altında olduğunu ve karşımızdakilerin torunlarının günümüzdeki emellerini, çevremizdeki çemberin daralmasını düşününce, strateji belirlerken çıkartmamız gereken önemli dersleri önümüze koyduğunu görebiliriz.
Jüpiter’in bu yıl yapacağı Aslan burcu transitinde burcun hemen baş derecesinde derin dönüşümleri ve değişimleri anlatan Pluto ile karşıtlık yaptığını görmekteyiz ki Pluto 2044 yılı başına kadar Kova transitini sürdürecek ve dünyada güç transferinin kendilerine elit diyen kesimden, halklar yönüne değişmesine destek verecek. Bunun göksel görünümün geçmişteki benzeri 1789-1790 yılları arasında yine Jüpiter Aslan, Pluto Kova transiti ile deneyimlendi.
O döneme içeride baktığımızda; Osmanlı’da Rusya ve Avusturya ittifakına karşı yapılan İsveç ittifakını, Osmanlı’nın Rusya-Avusturya’ya yenilgisini, Osmanlı toprağı Belgrat’ın kaybedilişini, Osmanlı’nın Prusya ile ittifakını ve Ege Denizi’nde korsanlık yapan Rum filosunun Andıra Savaşı’nda yenilgisini görmekteyiz.

Jüpiter’in Aslan burcuna girmesinden bir süre sonra Paris’te halk Bastille Hapishanesini bastı ve Fransız İhtilali başladı. Feodalite ve asillerin ayrıcalıkları meclis tarafından kaldırıldı.
Bu noktada size önceki paylaşımlarımda bu ihtilalin henüz tamamlanmadığından bahsettiğimi hatırlatmak isterim. Yani bu tarz insan haklarına yönelik olayların dünya geneli yansımaları yaşanabilir.
Astrolojik olarak döngüsel etkileri düşündüğümüzde, geçmişteki bu örnekler zafiyet gösterilen noktalar ve benzeri durumlarda daha dikkatli yürünmesinin gerekliliğini işaret eder. Bu da ileriye dönük stratejilerde avantaj sağlayabilir.
Jüpiter’in 30 Haziran 2026 – 27 Temmuz 2027 arası Aslan burcunda yapacağı transiti genel olarak değerlendirirsek;
Buyurganlığın, ego, kibir ve savurganlığın çok daha artacağı bir dönem görebiliriz. Bu durum liderin tutumlarına, politik arenaya da etki edebilir. Güç mücadelelerini görüleceği süreçte bazı otoriteler, liderler yerlerini kaybederken, yerlerine yeni, güçlü liderlerin geldiğini göreceğiz. Otorite ve halk ayaklanmaları, isyanlar, darbe niteliğinde kırılganlık yaratıcı olaylar, darbeler yaşanabilir. Dünya geneli rejimlerin yıkıldığına şahit olabiliriz.
Ülkemizi de ekonomik olarak etkileyen bu görünüm aynı zamanda liderlerle ilgili önemli gelişmelere, değişimlere de işaret etmekte.
Donald Trump, Kim Jong Un, Vladmir Putin, Emmanuel Macron, Angela Merkel, Kral Charles ve Kraliyet Ailesi, Pedro Sanchez, İspanya Kralı Felipe ve Recep Tayyip Erdoğan isimleri bu süreçte daha fazla duyulabilir.
AB, İngiltere, Fransa, İran, Güney Kore, Hindistan, İspanya, İsrail, Japonya, Mısır, Pakistan, Rusya, Tayvan, Ukrayna, ABD, Yunanistan ile ilgili gelişmeler daha öne çıkabilir.

Jüpiter’in Aslan burcu transiti sadece politik değil ekonomik göstergelere de sert etki ederken, finans piyasalarında dalgalanmaları, spekülasyonları görebiliriz. Yüksek kazananların, çok daha yüksek harcayacağı ve bunların halkı rahatsız edebileceği sürecin ilerlemesiyle, orta direk kavramının daha da daralmasına şahit olabiliriz. Spekülasyonlara açık, riskin daha rahat alınacağı bir dönem yaşanabilir. Bu etkiyi borsada, kriptolarda, emtialarda görebiliriz. Agresif oyuncuların arasında büyük kazananları, kaybedenleri konuşabiliriz. Büyük kapital sahipleri listelerinde değişimler görebiliriz. Risk ve harcamaların artması, borçlanmalara etki edebilir. Aslan burcuyla ilişkilendirilen altının yeni eşikleri dikkati çekebilir. (Yatırım tavsiyesi değildir.)
Kalp-damar, tansiyon hastalıklarında artış gözlemlenebilir. Bu hastalıklarla ilgili tedavi yöntemleri de gelişebilir. DNA ve RNA ile ilgili yeni çalışmaları, buluşları duyabiliriz.
Gösterişin yüksek yaşanacağı süreç trendlerden modaya, görsel, sahne sanatlarına, eğlence sektörüne etkisini gösterecektir. Büyük ve ses getirici, kült prodüksüyonların görebiliriz. Sıra dışı yansımaların yanı sıra dijitalliğinde etkisini daha fazla yaşayabiliriz. Modaya daha canlı, parlak renkler hakim olabilir. Kumarla, kumarhanelerle ilgili gelişmeleri daha sık duyabiliriz. Tanınmış kişilerle ilgili olaylar kamuoyunu daha fazla meşgul edebilir. İnsanların hobilere, sanat kurslarına, sportif faaliyetlere ilgili artabilir.
Jüpiter, Aslan burcunda transitini sürdüreceği yaklaşık 1 yıllık zaman dilimi içinde, diğer gezegenlerle de önemli görünümler yapacak.
Etkisini şimdiden hissettirirken, 30 Haziran’da Aslan burcuna girmesiyle beraber Chiron ile zorlayıcı görünüm yapıyor. Bu da güvenli bulunan geleneksel yolları test ediyor. Finansal, hukuksal kırılmaları görebiliriz. Ve hemen ardından Pluto ile karşıtlığa gitmeye başlıyor. Bu durum bazı haritalarda sürpriz büyük güç sağlayabilir. Ama zorlu çalıştığı yerlerde güç savaşlarını, büyük ölçekli kayıpları devreye sokacaktır. Uluslararası ilişkiler dengesinde, finansal ve hukuksal konularda, ticarette, turizmde kendini gösterecek Jüpiter-Pluto karşıtlığı Temmuz ayı sonuna kadar devam edecek.
Eylül ayının 2.yarısı ile birlikte ideallerin ne kadar sağlıklı kurgulandığını sorgulattıracak. Kayıp yaşamamak adına dikkat edilmesi gereken bir süreç.
Jüpiter 2026 Ekim ayının son haftası, Kasım ortası etkisi belirgin hissedilmek üzere Ay düğümleri ve Satürn ile görünüm yapacak. Ve daha sonra yeniden üzerinden geçilmek üzere birtakım düzenlemeleri, bitişleri getirebilecek.
14 Aralık 2026 – 11 Nisan 2027 arasında Aslan burcunda geri hareket yapacak olan Jüpiter, enerjilerin içe dönük çalışmasıyla şans ve fırsatları yakalamada zorlanmayı getirecek. Finansal, hukuksal ve uluslararası ilişkiler alanında olan abartılı iyimserlikleri, olumluluğu terse çevirebilecek. Güney Ay düğümü ile yakınlığı da bitişleri, kopuşları beraber yaşatabilecek. Resesyonu beraberinde fazlasıyla hissettirecek diyebiliriz.
10 Ocak 2027’de Başak burcunda başlayacak Mars retrosu, 21 Şubat’ta Aslan burcuna girecek. Mart’ın ikinci yarısıyla beraber Venüs’ün de kombinasyona dahil olacağı Jüpiter, Ay düğümleri görünümünü hareketlendirecek. Jüpiter’in, Ay düğümleri ile görünümü 2027 Nisan sonuna kadar çözülmeler şeklinde kendini hissettirmeye devam edecek. Mayıs 2027’de ise yeniden Neptün ile birbirlerini zorlayacaklar.
2025 yılı ikinci yarısından beri uzun erimli gezegenler Pluto, Neptün, Uranüs’ün beraberinde Satürn ile burç değiştirmelerinin dünya üzerinde önemli politik, ekonomik, hukuksal ve sosyolojik gelişmelere, değişimlere sebep olacağını, sınırların, yönetim biçimlerinin, yöneticilerinin değişeceğini, ilerleyen zaman dilimi içinde gücün seçilmemiş, atanmış ve kendilerini elit diye adlandıran kesimden, halka transferini anlatmaktayım. Şimdi bunlara 1 yıllığına Jüpiter, Aslan teması ile katılarak, bu burcun doğasıyla temalarda değişime destek verecek. Egoların, buyurganlığın baskınlaşması ve liyakatsız balonların son raddeye kadar şişmesi, halkın tahammül sınırlarını daha da zorlayarak, bulunduğu yerin alt yapısıyla orantılı dozlarda kendi içinde aşama aşama devrimciklere, devrimlere gidilmesine katkı sağlayacak görünmekte.
Aşırılıklardan uzak, akılcı tercihlerle Jüpiter’in olumlu büyüten, geliştiren etkisinden yararlanmanız dileğiyle.
“Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur. Mevlana Celaleddin Rumi”
Azade Öksoy